Mektup – Öğretmen Haber https://ogretmenhaber.com Eğitim Dünyasının Son Gelişmeleri Wed, 07 Jan 2026 15:12:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://ogretmenhaber.com/wp-content/uploads/2023/10/cropped-Ogretmen-32x32.png Mektup – Öğretmen Haber https://ogretmenhaber.com 32 32 Bakan Tekin: 2002’den sonra eğitim öğretimde bir ihtilal yaşadık https://ogretmenhaber.com/2026/bakan-tekin-2002den-sonra-egitim-ogretimde-bir-ihtilal-yasadik/ https://ogretmenhaber.com/2026/bakan-tekin-2002den-sonra-egitim-ogretimde-bir-ihtilal-yasadik/#respond Wed, 07 Jan 2026 15:12:04 +0000 https://ogretmenhaber.com/?p=7332 Bakan Tekin, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesindeki Suluköy Kahramanlar İlkokulu’nun bahçesindeki “50. Yıl Kütüphaneleri Sarsıntı Bölgesi Toplu Açılış Töreni”ndeki konuşmasında, zelzele bölgesinde çalışmalara devam ettiklerini söyledi.

Malatya’da sarsıntılardan sonra derslik sayısının da artırıldığını anlatan Tekin, şöyle konuştu:

“Sayın Bülent Ecevit’in Başbakan olduğu 2002 yılında Cumhuriyet’in 100. Yılına Mektuplar diye bir mektup projesi başlatılıyor. Orada deniyor ki, ‘100’ncü yıldaki bakanlara mektup yazın.’ Herkes mektup yazıyor. 100’ncü yılda da ben bakan olduğum için Milli Eğitim Bakanlığına yazılan mektuplar bana geldi. Gelen mektupları açtık okuduk. 2002’deki Türkiye’de okullarımızda öğretmenlerimiz, ‘inşallah bir gün 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabiliriz.’ diye temennilerde bulunmuşlar. Ne demek bu? Yani 70-80 kişilik bir sınıfa ders anlatıyor. Öğretmenimizin hayalini kurduğu Türkiye’de 45-50 kişilik. Pekala şu an kaç kişi? Şu an dünyada OECD ortalamasıyla birebir noktadayız. Temel eğitimde ve ortaöğretimde 20 kişilik yaklaşık ortalama olarak söylüyorum sınıflarda derslerimizi yapıyoruz. Bu inanılmaz bir şey. O tarihlerde Türkiye’de yaklaşık olarak ortalamalarımız 35-40 bandında ikiye katlamış durumdayız. Sayısal olarak bakıyoruz. Yaptığımız derslikler o günlerde 350 bin dersliğimiz varmış. Onun yarısının şu anda kullanılamadığını düşünürsek, zelzele ve gibisi sebeplerle yıkıldığını düşünürsek, o tarihlerden kalma elimizde 150-200 bin civarında dersliğimiz var. Pekala artık kaç dersliğimiz var? 750 bin dersliğimiz var.”

Türkiye’deki okulların tamamında etkileşimli tahta ve internet erişimi bulunduğunu söz eden Bakan Tekin, Eğitim Bilişim Ağı’nın da (EBA) öğrenci ve öğretmenlerin hizmetinde olduğunu söz etti.

Bakan Tekin, şöyle devam etti:

“Türkiye hakikaten 2002’den sonra eğitim öğretimde bir ihtilal yaşadı. Muhalete bunu anlatırken bütçeler üzerinden konuşuyorlar. Diyorlar ki, ‘bütçenin şu kadarı evvelce de Ulusal Eğitime ayrılıyordu, artık de ayrılıyor.’ Pekala ben de şu soruyu sorayım o vakit. Ayrılıyordu da nereye gidiyordu bu kaynak? Nereye harcanıyordu? Zira eğitim öğretim altyapımız aşikâr. Demek ki bir sorun varmış. Allah razı olsun. Sayın Cumhurbaşkanımız hem Başbakanlığı periyodunda hem Cumhurbaşkanlığı devrinde eğitim öğretimle ilgili olarak hangi talebimiz olduysa, ne istediysek karşılığında Sayın Cumhurbaşkanımız ‘bu ülkenin geleceği bu ülkenin çocuklarına yapılan yatırımın hesabı tasarrufu olmaz’, ne istiyorsak verdi. Kendilerine huzurlarınızda sahiden teşekkür ediyorum. Yalnızca bir Milli Eğitim Bakanı olarak değil, bir Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşı olarak, bir baba olarak, bir akademisyen olarak nitekim teşekkür ediyorum.”

İlim Yayma Vakfı’na teşekkür eden Tekin, Sivil Toplum Örgütleri’nin dayanağının kıymetli olduğunu aktardı.

Bakan Tekin, şunları kaydetti:

“Maalesef Türkiye’de sivil toplum örgütlerinin birçoğu kenarda duruyorlar. Tenkit yapıyorlar. Buyurun gelin yapalım birlikte diyoruz. ‘Yok biz yapmayız, siz yaparsanız eleştiririz.’ Artık bu türlü bir mantık, bu türlü bir sivil toplumculuk yok. Muhalefet açısından bakıyoruz, olağan demokratik bir ülkede, demokratik bir siyasal muhalefet niçin devlet kendi işlerini yaparken, sivil toplumun katkısını almıyor? ‘Katılımcı olun’ diye tenkit yapması gerekirken bizi nasıl eleştiriyor muhalefet? ‘Sivil toplum örgütleriyle niye iş birliği yapıyorsunuz.’ diye. Burada bir çelişki var. Burada bir tutarsızlık var. Ben İlim Yayma Vakfı’nı bu manada örnek bir sivil toplum aktifliği yaptığı eğitim öğretim süreçlerine katkı verdikleri için teşekkür ediyorum.”

Konuşmaların akabinde Bakan Tekin, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Malatya Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, deprem bölgesindeki vilayetlere çevrimiçi bağlanarak yapılan 50. yıl kütüphanelerinin açılışını gerçekleştirdi.

Protokol üyeleri daha sonra Suluköy Kahramanlar İlkokulu’nda açılışı yapılan kütüphaneyi gezdi.

]]>
https://ogretmenhaber.com/2026/bakan-tekin-2002den-sonra-egitim-ogretimde-bir-ihtilal-yasadik/feed/ 0
Eğitimde nereden nereye: 20 yıl öncesinin eğitim karnesi https://ogretmenhaber.com/2024/egitimde-nereden-nereye-20-yil-oncesinin-egitim-karnesi/ https://ogretmenhaber.com/2024/egitimde-nereden-nereye-20-yil-oncesinin-egitim-karnesi/#respond Sat, 13 Jul 2024 08:34:05 +0000 https://ogretmenhaber.com/?p=1424

21 yıl önce Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı PTT AŞ tarafından düzenlene kampanya çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığına mektup yazan öğretmenler o tarihlerde okullarda hangi zor şartlar altında eğitim verildiğini hatırlatıyor. Mektuplarda anlatılan, kaloriferi olmayan okullar, haşeratların cirit attığı sınıflar, başörtüsü yasakları nedeniyle görevden uzaklaştırılan öğretmenler, öğretmen yetersizliği sebebiyle üst sınıfların alt sınıfların derslerine girdiği okullar eğitimin nereden nereye geldiğini gösteriyor.

ÜST SINIFLAR ALTLARA DERS VERİYORDU

Mektuplarda öğretmen yetersizliği sebebiyle yaşanan sorunlar, “Bazı okullarda öğretmen sıkıntısı vardı. Umarım 2023’te yoktur. Öğretmen yokluğu sebebiyle başka sınıflardan çocuklar eğitim veriyordu” ifadeleri ile yansıtıldı.

BARINACAK EV YOKTU

Bir başka mektupta fiziksel ve sosyal şartların zorluğu vurgulanıyor. “Mücadele gerektiriyordu. Barınacak bir evim dahi yoktu. Tuvaleti, banyosu, mutfağı olmasa da zamanla bir lojman boşaldı. Ben de oraya yerleşip, kendime göre onarımlar yaptım. Farelerle, soğukla savaşarak çetin bir dönem geçirdim. Su yoktu. Bidonlarla taşıyıp, depoluyordum. Yapı kullanılamaz durumda olduğu için ısınamıyordum.”

SINIF FARKLILIKLARI ÇOCUKLUKTAN BAŞLIYORDU

Eğitimde fırsat eşitliğinin olmadığı ise, “Özel okullar özendirilerek sınıfsal farklılıklar çocuk yaşta belirginleştirildi. Meslek liseleri yok farz edildi. Bu arada öğretmenler her geçen gün ekonomik olarak çökertildi” şeklinde dillendiriliyor.

BAŞÖRTÜSÜ MAĞDURLARI HAYALLERİNDEN VAZGEÇTİ

Başörtüsü mağduru bir öğretmen ise 21 yıl önce gelecekte böyle bir sorunun kalmaması temennisine yer verdi. “Dilerim 21 yıl sonra böyle başörtü sorunları falan olmaz. Millet kendi içinde her kesimden insanlarla kaynaşmışken dilerim devlet bu birlikteliği destekler.” Bir başka mektupta ise, “Hür eğitim istiyorum. Kılık kıyafette, saç sakal, başörtüsünün iyi bir hoşgörü ile halledilmesini istiyorum” ifadeleri yer alıyor.

BİLGİSAYARSIZ SINIFTAN AKILLI TAHTALARA

Günümüzde akıllı tahtalarla donatılan sınıfların aksine 2002 yılında sınıflara bir bilgisayar kurulumu yapmak bile imkansızdı. Buna yönelik şikayetin yer aldığı bir mektupta şu kelimeler yer alıyor: “Okulumuzda tamı tamına 1,5 yıldır bilgisayar mevcut fakat kurulup da öğrencilere yararlı hale getirilemiyor.”

BÜYÜK DÖNÜŞÜM

Yenilenen okullar, sıfırdan yapılan modern okul kompleksleri ve enerji alt yapısının tamamen değişmesi sayesinde artık 45-50 kişilik soğuk sınıflar yok. 20-25 kişilik sınıflarda ders görüyor öğrenciler. Branş öğretmenleri, sınıf öğretmenleri, rehber öğretmenlerinin yanı sıra kütüphane, laboratuvar, akıllı tahta ve spor salonu imkânlarıyla okullar yepyeni bir çehreye sahip.

]]>
https://ogretmenhaber.com/2024/egitimde-nereden-nereye-20-yil-oncesinin-egitim-karnesi/feed/ 0